← Tüm yazılar

PR & itibar

Reklamda Yeni Dönem: Yapay Zekâdan Influencer Paylaşımlarına 1 Ağustos 2026’da Ne Değişiyor?

Hedefli reklamlar, indirim kampanyaları, çevresel iddialar, tüketici yorumları ve sosyal medya tanıtımları için yeni kurallar üzerine kapsamlı değerlendirme

Yapay zekâ, sosyal medya reklamı, hedefleme, indirim, çevresel iddia ve tüketici yorumlarını bir araya getiren Reklamda Yeni Dönem başlıklı editoryal kolaj

Yönetici özeti

Türkiye’de ticari reklamların dijital dünyaya uyarlanması bakımından önemli bir eşik 1 Ağustos 2026’da geçilecek. 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ni yalnızca birkaç yeni reklam türü ekleyerek güncellemiyor. Reklamın ne olduğunun giderek belirsizleştiği bir ortamda üç temel ilkeyi güçlendiriyor:

  1. Reklam, reklam olduğunu belli etmelidir.
  2. Ticari iddia, doğrulanabilir olmalıdır.
  3. Tüketici, kendisini etkileyen görünmez sistemi anlayabilmelidir.

Bu çerçevede:

  • İnsandan ayırt edilemeyen yapay zekâ karakterlerinin kullanıldığı reklamlarda bu durum açıkça belirtilecek.
  • Gerçek bir kişinin dijital kopyası, o kişi bir ürünü kullanmış veya tavsiye etmiş gibi gösterilemeyecek.
  • Influencer paylaşımında yalnızca muğlak etiketler değil, açıkça “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden biri kullanılacak.
  • Ücretsiz ürün, indirim, gezi, davet veya etkinlik katılımı gibi menfaatler de reklam açıklaması yükümlülüğü doğurabilecek.
  • Hedefli reklamın tüketiciye hangi ölçütlerle gösterildiği ve bu ölçütlerin nasıl değiştirilebileceği kolayca öğrenilebilecek.
  • Çocuk olduğu bilinen veya makul olarak bilinmesi gereken kişilere, kişisel verilerle profilleme yapılarak hedefli reklam gösterilemeyecek.
  • İndirimden önceki fiyat belirlenirken mallarda son 30 gün yerine son 10 gün içindeki en düşük fiyat esas alınacak.
  • “Çevre dostu”, “yeşil” veya benzeri genel iddialar açıklamasız bırakılamayacak; iddianın ürünün hangi parçasına veya yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğu gösterilecek.
  • Satın alma işlemi doğrulanamayan başka mecralardan alınmış tüketici yorumları yayımlanamayacak.
  • Şikâyet platformlarında firmaya cevap için verilen süre 72 saatten 48 saate inecek.

Değişikliklerin tamamı 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Dolayısıyla bu tarih yalnızca reklam verenleri değil; ajansları, e-ticaret platformlarını, sosyal medya içerik üreticilerini, şikâyet sitelerini ve kurumsal iletişim ekiplerini de ilgilendiriyor.

Bu yazının ana tezi şudur:

Yeni düzenleme reklamın içeriğinden önce reklamın bağlamını görünür kılmaya çalışıyor. Tüketici yalnızca ne söylendiğini değil, kimin adına söylendiğini, neden kendisine gösterildiğini ve iddianın neye dayandığını da bilmek zorunda.

1. Neden yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu?

Geleneksel reklamın sınırları çoğu zaman belliydi. Gazete ilanı, televizyon kuşağı veya açık hava panosu reklam olduğunu saklamıyordu. Dijital mecralarda ise reklam gündelik içeriğin biçimine bürünebiliyor. Bir arkadaş tavsiyesi gibi görünen influencer videosu, bağımsız kullanıcı değerlendirmesi izlenimi veren ücretli yorum, haber fotoğrafına benzeyen yapay zekâ görseli veya yalnızca belirli bir kullanıcı profiline gösterilen kampanya aynı akışın içinde yer alıyor.

Sorun yalnızca yanlış bilgi değildir. İçeriğin ticari niteliğinin gizlenmesi de tüketicinin kararını etkiler. Aynı cümle bir arkadaş tarafından söylendiğinde başka, ürünü ücretsiz almış bir içerik üreticisi tarafından söylendiğinde başka anlam taşır.

Ticaret Bakanlığı’nın dijital mecralar araştırması bu ayrım sorununun ölçeğini gösteriyor. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 65’i internet siteleri ve uygulamalardaki reklamları ayırt etmekte zorlandığını belirtmiştir. Her on kişiden yedisi alışveriş platformlarındaki indirimli fiyatların gerçeği yansıtmadığını düşünürken, her on kişiden dördü yanıltıcı indirim oranı veya fiyatla karşılaştığını söylemiştir. Sosyal medya alışverişlerinde mağduriyet yaşayanların oranı neredeyse iki kişiden biridir; influencer yönlendirmesine bağlı mağduriyet de ayrıca dikkat çekmektedir.

Bu veriler yönetmelikteki başlıkların neden özellikle dijital reklama yoğunlaştığını açıklıyor. Düzenleme, klasik “iddia doğru mu?” denetimini bırakmıyor; fakat ona yeni sorular ekliyor:

  • Bu içeriğin reklam olduğu anlaşılıyor mu?
  • Bu reklam neden özellikle bana gösterildi?
  • Karşımdaki kişi gerçek mi, yapay mı?
  • Tavsiye gerçek bir deneyime mi dayanıyor?
  • İndirim hangi önceki fiyata göre hesaplandı?
  • “Çevre dostu” iddiası ürünün tamamını mı, ambalajını mı anlatıyor?
  • Okuduğum yorum gerçekten alışveriş yapmış birine mi ait?

Yeni dönemin esas farkı burada bulunuyor.

2. Yapay zekâ kullanılmış reklam artık açıklanmak zorunda mı?

Yönetmeliğe eklenen hüküm iki farklı durumu birlikte ele alıyor. Reklamda yapay zekâ veya başka bir yazılım tüketicinin ekonomik davranışını önemli ölçüde etkileyecek şekilde kullanılıyorsa ya da yapay zekâ ile insandan ayırt edilemeyecek bir dijital karakter oluşturulmuşsa, bu kullanım açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilecek.

Bu hüküm, “Reklam üretiminde kullanılan her yapay zekâ aracı tek tek açıklanmalıdır” anlamına gelmiyor. Bir metindeki imla düzeltmesi, arka plan temizleme veya basit renk düzenleme ile tüketicinin gerçek bir insan sandığı sentetik sözcü aynı sorun değildir. Yönetmeliğin odağında ekonomik kararı etkileyen kullanım ve insanla karıştırılabilecek dijital karakter bulunuyor.

Pratik örneklerle ayırmak daha kolaydır:

  • Tamamen yapay zekâ ile üretilmiş, gerçek bir müşteri gibi konuşan dijital karakter: Açıklama gerekir.
  • Gerçekte bulunmayan bir “uzman”ın ürün tavsiye ettiği video: Açıklama gerekir; uzmanlık iddiası ayrıca yanıltıcı olabilir.
  • Bir ürün fotoğrafının ışık ve arka planının yazılımla düzeltilmesi: Tek başına aynı kapsamda değerlendirilmesi beklenmez; ancak ürünün niteliği yanıltıcı biçimde değiştirilmişse genel reklam kuralları yine uygulanır.
  • Yapay zekâ ile oluşturulan temsili kullanım sahnesi: Sahnenin gerçek deneyim veya gerçek müşteri kanıtı gibi algılanıp algılanmayacağı önem kazanır.

Dijital karakter ile dijital kopya aynı şey değil

Yönetmelik özgün bir yapay karakter ile gerçek kişinin dijital kopyasını ayırıyor. Hayalî fakat gerçekçi bir dijital karakter kullanılabilir; ancak yapay olduğu belirtilmelidir. Buna karşılık gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital kopyasının, gerçekte kullanmadığı bir ürünü kullanmış, deneyimlemiş veya tavsiye etmiş gibi gösterilmesi doğrudan yasaklanıyor.

Örneğin bir oyuncunun görüntüsü ve sesi izinsiz ya da gerçeğe aykırı biçimde bir yatırım uygulamasını tavsiye eder hale getirilemez. Üstelik mesele yalnızca izne indirgenemez. Kişi görüntüsünün kullanımına genel olarak izin vermiş olsa bile, gerçekte yaşanmamış bir deneyimin yaşanmış gibi sunulması reklamın doğruluğu açısından ayrıca sorun oluşturur.

Bu hüküm, son yıllarda çoğalan deepfake yatırım, sağlık, eğitim ve ürün tavsiyesi reklamlarına karşı doğrudan bir araç sağlıyor.

Açıklama nasıl yapılmalı?

Yönetmelik belirli tek bir cümle vermiyor; “açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir” olma şartı koyuyor. Bu nedenle küçük puntolu bir dipnot, videonun son karesinde hızla geçen yazı veya açıklama metninin en altında saklanan ifade yeterli görülmeyebilir.

Sağlam uygulama şunları gerektirir:

  • Açıklama içerikle ilk karşılaşmada görülebilmeli.
  • Görselin arka planından ayrılmalı.
  • Video boyunca makul süre okunabilir kalmalı.
  • Sesin veya görüntünün yapay niteliği tüketicinin kararından sonra değil, önce anlaşılmalı.
  • Reklam farklı platformlarda yeniden kullanılıyorsa açıklama her biçime ayrıca uyarlanmalı.

3. Influencer reklamında “işbirliği” yazmak yeterli mi?

Yeni düzenleme sosyal medya etkileyicilerine ilişkin daha önce kılavuz düzeyinde bulunan ilkelerin önemli bölümünü doğrudan Yönetmeliğe taşıyor.

Önce temel ayrım yapılmalıdır: Bir paylaşımın reklam sayılması için mutlaka nakit ödeme yapılması gerekmez. İçerik üreticisinin şu tür menfaatlerden birini elde etmesi reklam açıklamasını gerekli hale getirebilir:

  • Ücret veya satış komisyonu
  • Ücretsiz gönderilen ürün
  • İndirimli ürün veya hizmet
  • Ücretsiz konaklama, seyahat ya da yemek
  • Etkinliğe davet veya ayrıcalıklı katılım
  • Marka adına düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanya
  • Markaya veya ürüne yönlendirme karşılığında elde edilen başka bir fayda

Dolayısıyla “Bana para ödenmedi, yalnızca ürün gönderildi” açıklaması ticari ilişkiyi ortadan kaldırmaz.

Zorunlu ifade daha açık hale geliyor

Paylaşımda “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden biri yer almalıdır. Bunun yanında reklam verenin adı, ticaret unvanı veya Yönetmelikte örneklenen türden bir açıklama bulunmalıdır:

  • “@[marka] tarafından sağlandı.”
  • “Ürünleri bana gönderdiği için @[marka]ya teşekkürler.”
  • “@[marka]ya teşekkürler.”

Bu düzenleme nedeniyle yalnızca #işbirliği, #collab, #partner, sp, ad veya marka etiketi kullanmak güvenli bir uygulama sayılmamalıdır. Yönetmelik Türkçe ve açık bir reklam tanımı istiyor.

Açıklamayı nereye koymak gerekir?

Reklam açıklaması:

  • İlk ekranda görünmeli; kullanıcı ekranı kaydırmak veya başka bir yere gitmek zorunda kalmamalı.
  • Arka plandan ayrılan renkte ve okunabilir büyüklükte olmalı.
  • Diğer etiketlerden önce yer almalı.
  • Platformun düğme, kullanıcı adı veya altyazı gibi arayüz öğelerinin altında kalmamalı.
  • Hikâye dizisi, karusel veya zincir paylaşımın her parçasında bulunmalı.
  • Bir Reels videosu hikâyeye taşındığında yeni paylaşım biçiminde de korunmalı.
  • Yalnızca sesli içerikte ise yayının başında ve reklam bölümünden önce “[reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir” açıklaması yapılmalı.

Buradaki ilke basittir: Açıklamanın varlığı değil, tüketici tarafından zamanında fark edilmesi önemlidir.

4. Hedefli reklamcılıkta tüketici neyi öğrenebilecek?

Hedefli reklamcılık, herkese aynı ilanı göstermek yerine kişinin davranışlarından ve kişisel verilerinden çıkarılan profile göre reklam seçer. Yönetmelik; çevrim içi davranışları, geçmiş tercih kayıtlarını, konum bilgisini, demografik verileri ve benzeri kişisel verileri analiz ederek kişi veya gruplara özel reklam sunulmasını bu kapsamda tanımlıyor.

Yeni kurala göre tüketici iki bilgiye doğrudan ve kolay biçimde ulaşabilmelidir:

  1. Reklamın kendisine hangi ölçütler kullanılarak gösterildiği
  2. Bu ölçütlerin nasıl değiştirilebileceği

Bu, genel bir gizlilik politikasına bağlantı vermekten daha somut bir yükümlülüktür. Kullanıcı “Bu reklamı neden görüyorum?” sorusunun cevabını, yüzlerce satırlık metni incelemeden anlayabilmelidir.

Örneğin açıklamada reklamın:

  • İstanbul’da bulunan 25–44 yaş grubuna,
  • Son dönemde seyahat içeriğiyle etkileşim kuranlara,
  • Belirli bir ürün kategorisini görüntüleyenlere,
  • Mevcut müşterilere veya benzer ilgi grubuna

gösterildiği anlaşılabilir olmalıdır. Aynı yüzey, bu tercihlerin nasıl değiştirileceğini de göstermelidir.

Bu reklam şeffaflığı, kişisel verilerin işlenmesi için gerekli hukuki dayanağın yerine geçmez. Başka bir ifadeyle “neden bu reklamı görüyorsun?” açıklamasının sunulması, KVKK bakımından gereken aydınlatma, veri işleme şartı veya gerekli olduğu yerde açık rıza tartışmasını kendiliğinden çözmez. Reklam hukuku ile kişisel verilerin korunması yükümlülükleri birlikte yürür. KVKK’nın Çerez Uygulamaları Hakkında Rehberi, çevrim içi davranışsal reklamcılık çerezlerini de bu çerçevede ele alır.

Çocuklara profilleme temelli reklam yasağı

Tüketicinin çocuk olduğu biliniyorsa veya bunun makul olarak bilinmesi bekleniyorsa, kişisel verilere dayalı profillemeyle hedefli reklam yapılamaz.

Buradaki “makul olarak bilinmesinin beklenmesi” ifadesi önemlidir. Platform veya reklam veren, hesabın yaşı, kullanılan hizmetin niteliği, içerik kategorisi ve elindeki diğer göstergeler çocuk kullanıcı ihtimalini açıkça gösterirken yalnızca “yaşını beyan etmedi” savunmasına dayanamayabilir.

Bu hüküm çocuklara yönelik bütün reklamları yasaklamıyor. Kişisel veri profillemesine dayalı hedeflemeyi yasaklıyor. Örneğin çocuk programı sırasında herkese aynı biçimde gösterilen bağlamsal reklam ile belirli bir çocuğun davranış geçmişinden çıkarılan ilgi profiline göre gösterilen reklam aynı değildir.

5. İndirim reklamlarında 30 gün kuralı neden 10 güne indi?

Eski düzenlemede indirimden önceki fiyat belirlenirken genel olarak önceki 30 gün içindeki en düşük fiyat esas alınıyordu. Yeni Yönetmelik bu süreyi mallar bakımından 10 güne indiriyor.

1 Ağustos’tan sonra bir ürün için üzeri çizili “eski fiyat” gösterilecekse, indirimin başladığı tarihten önceki 10 gün içinde uygulanmış en düşük fiyat esas alınacak. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulan mallarda ve hizmetlerde ise indirimli fiyattan hemen önceki fiyat kullanılacak.

Bu değişiklik tüketici açısından iki yönlü okunmalıdır. Kural hâlâ satıcının kampanyadan hemen önce fiyatı yapay biçimde yükseltip büyük indirim görüntüsü vermesini sınırlıyor. Ancak inceleme aralığının 30 günden 10 güne düşmesi, daha eski düşük fiyatların karşılaştırmanın dışında kalması anlamına geliyor. Bu nedenle yeni kural daha basit olsa da tüketici lehine korumanın her durumda güçlendiği söylenemez.

Her satış kanalının fiyatı ayrı değerlendirilecek

Aynı ürün internet sitesi, mobil uygulama, pazar yeri ve fiziksel mağaza gibi farklı kanallarda satılıyorsa indirimden önceki fiyat yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki geçmişe göre belirlenecek. Mağazadaki fiyat, internet kampanyasının; başka bir pazar yerindeki fiyat da markanın kendi sitesindeki indirimin dayanağı olarak kullanılamayacak.

Bu kural kanal içi karşılaştırmayı daha tutarlı hale getirir. Tüketicinin de karşılaştırmayı aynı satış kanalı üzerinden yapması gerekir.

Sadakat ve koşullu satış kampanyaları da kapsamda

“İki al bir öde”, “500 TL üzeri alışverişte yüzde 20 indirim”, “uygulamayı indirene özel fiyat” veya kolay erişilebilir sadakat programı kampanyaları artık yalnızca promosyon diliyle kuralın çevresinden dolaşamayacak. Belirli şartlarla indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi olacaklar.

Markalar açısından sonuç açıktır: Kampanya motoru yalnızca son satış fiyatını değil, kanal bazında fiyat geçmişini ve kampanya koşullarını denetlenebilir biçimde saklamalıdır.

6. “Çevre dostu” demek neden artık yetmeyecek?

Çevresel iddialar uzun süredir reklam hukukunun konusuydu. Yeni düzenleme bu alanı daha ayrıntılı ve doğrudan hale getiriyor.

Bir marka artık “doğa dostu”, “yeşil”, “sürdürülebilir” veya “çevreye zarar vermez” gibi geniş ifadeleri açıklamasız kullanamayacak. İddianın:

  • Ürünün tamamına mı yoksa belirli bir parçasına mı,
  • Ambalaja mı,
  • Ham maddeye mi,
  • Üretim sürecine mi,
  • Nakliyeye mi,
  • Kullanım dönemine mi,
  • Bertaraf veya geri dönüşüm aşamasına mı

ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir.

Örneğin şişenin yüzde 50 geri dönüştürülmüş plastikten üretilmesi, içindeki ürünün tamamını “çevre dostu” yapmaz. Daha doğru reklam “Şişe gövdesinde yüzde 50 geri dönüştürülmüş plastik kullanılmıştır” biçimindedir.

Sertifika ve onaylar da yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanmalıdır. Markanın kendi oluşturduğu yeşil rozet, bağımsız sertifika izlenimi veremez.

Ölçüm veya değerlendirme yöntemine ilişkin ayrıntılar reklamın içinde verilemiyorsa, kolay ulaşılabilir bağlantı veya açılır ekranda sunulabilir. Burada yine görünürlük önemlidir: Kanıt teorik olarak bir yerde bulunmamalı, iddiayla ilişkilendirilmiş biçimde erişilebilir olmalıdır. Reklam Kurulu’nun Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuzu bu alan için ek örnekler sunar.

7. İnternet yorumları ve şikâyet platformları nasıl değişecek?

Tüketici yorumları artık satış kararının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle sahte yorum kadar, gerçek yorumların seçilerek gösterilmesi de yanıltıcı olabilir.

Yeni kurala göre satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcı yorum yapılmasına imkân veriyorsa yalnızca ilgili mal veya hizmeti satın alanların değerlendirmesine izin verecek. Satın alma sürecinin doğrulanamadığı başka mecralardan alınan yorumlar yayımlanamayacak.

Bu hüküm özellikle şu uygulamaları etkiler:

  • Kaynağı belirsiz yorumların ürün sayfasına taşınması
  • Sosyal medya mesajlarının “müşteri yorumu” olarak kullanılması
  • Başka platformdaki yıldızların doğrulanmadan reklama eklenmesi
  • Gerçek satın alma bağlantısı kurulamayan ekran görüntülerinin referans gösterilmesi

Değerlendirme sistemi yalnızca ürün hakkındaki olumlu cümleleri seçemez. Mal veya hizmet, teslimat, satıcı ya da sağlayıcı ayrı ayrı puanlanıyorsa bunların tamamı aynı alanda açıkça erişilebilir olmalıdır. Örneğin ürün puanı yüksek, satıcı ve teslimat puanı düşükse yalnızca yüksek ürün puanını öne çıkarmak tüketicinin genel deneyimi yanlış okumasına neden olabilir.

Yorumlar olumlu veya olumsuz ayrımı yapılmadan, en az bir yıl ve objektif sıralama ölçütleriyle yayımlanmaya devam edecek. Doğrulanmamış yorumlar reklamlarda kullanılamayacak; sahte değerlendirme satın almak ise açıkça yasak.

Şikâyet platformlarında 48 saat

Esas faaliyeti tüketici şikâyetlerini yayımlamak olan platformlar, şikâyeti yayımlamadan önce satıcı veya sağlayıcıya cevap hakkı tanıyor. Bu süre 72 saatten 48 saate indiriliyor. Firma bu sürede cevap vermezse değerlendirme doğrudan yayımlanacak.

Bu değişiklik platformları daha hızlı, firmaları ise daha hazırlıklı olmaya zorlayacak. Hafta sonu, tatil veya farklı ekipler arasında yönlendirme gibi operasyonel gecikmeler düşünüldüğünde şirketlerin şikâyet bildirimlerini merkezi biçimde takip etmesi gerekir.

8. Takviye edici gıda, akademik unvan ve ödül reklamları

Yeni düzenlemenin daha az konuşulan fakat uygulamada önemli başka başlıkları da bulunuyor.

Takviye edici gıdalar

Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçiyormuş gibi tanıtılamayacak. “Bir öğün yerine bunu kullanın” veya sıradan gıda tüketimini gereksiz gösteren ifadeler bu kapsamda sorun yaratabilir.

Öte yandan önceki mutlak karşılaştırmalı reklam yasağı daraltılıyor. Takviye edici gıdalar, sağlık beyanına giren konular hariç olmak üzere karşılaştırmalı reklama konu olabilecek. Bu bir serbestlik alanı açsa da karşılaştırmanın nesnel, doğrulanabilir ve yanıltıcı olmaması yönündeki genel ilkeler devam ediyor.

Akademik unvanlar

Reklamda akademik unvanın yanlış, ilgisiz veya tüketiciyi yanıltacak biçimde kullanılması açıkça düzenleniyor. Bir kişinin başka alandaki doktorasını, reklamı yapılan sağlık, finans, eğitim veya teknoloji ürününde uzmanlık kanıtı gibi sunmak riskli hale geliyor.

Burada mesele yalnızca unvanın gerçek olup olmaması değildir. Unvan gerçek olsa bile reklamın konusuyla kurulan bağ yanıltıcı olabilir.

Ödüller

Önceden ilan edilmiş objektif ölçütlere dayanmayan ve menfaat karşılığında verilen ödüller reklamlarda güven unsuru olarak kullanılamayacak. “Yılın en iyi markası” türü bir iddianın arkasında açık değerlendirme ölçütü yerine yalnızca ücretli katılım veya paket satın alma varsa, bu ödülün reklamda kullanılması sorun oluşturabilir.

Yasa dışı şans oyunları

Falcı, medyum, astrolog ve benzeri hizmet reklamları ile yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına ilişkin mevcut yasağa “yasa dışı şans oyunları” da açıkça ekleniyor. Düzenleme, yasa dışı faaliyetin farklı adlarla sunulmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

9. Markalar, ajanslar, platformlar ve içerik üreticileri ne yapmalı?

Yeni Yönetmelik tek bir ekibin çözebileceği konu değildir. Hukuk, pazarlama, ürün, veri, müşteri hizmetleri ve ajans süreçlerinin birlikte güncellenmesi gerekir.

Markalar ve reklam verenler

  • Devam eden bütün influencer anlaşmalarına açık reklam ibaresi, marka tanımı ve her formatta görünürlük şartı eklenmeli.
  • Ücretsiz ürün, etkinlik ve seyahat davetleri de ticari menfaat envanterine alınmalı.
  • Yapay zekâ ile üretilmiş yüz, ses ve karakterler için köken ve izin kayıtları tutulmalı.
  • Dijital kopyası kullanılan gerçek kişilerden alınan izin, somut reklam senaryosuyla eşleştirilmeli.
  • İndirim sistemi kanal bazında en az 10 günlük fiyat geçmişini doğru biçimde saklamalı.
  • Çevresel iddialar ürünün yaşam döngüsü aşamasına bağlanmalı ve kanıt dosyası hazırlanmalı.
  • Akademik unvanlar ve ödüller yayımdan önce doğrulanmalı.
  • Şikâyet platformlarına 48 saat içinde cevap verecek sorumluluk zinciri kurulmalı.

Ajanslar ve prodüksiyon şirketleri

Ajans brieflerinde “AI kullanıldı mı?” sorusu tek kutu halinde bırakılmamalı. Şunlar ayrı ayrı kaydedilmelidir:

  • Görsel veya ses tamamen sentetik mi?
  • Gerçek kişiye benzeyen ya da gerçek kişinin kopyası olan öğe var mı?
  • İçerik gerçek deneyim izlenimi yaratıyor mu?
  • Açıklama hangi karede, ne büyüklükte ve ne kadar süre görünüyor?
  • Reklam başka formatlara kesildiğinde açıklama korunuyor mu?

Teslim onayı yalnızca estetik ve marka uyumunu değil, reklamın açıklama katmanını da kapsamalıdır.

E-ticaret ve pazar yeri platformları

Platformların fiyat geçmişi, yorum doğrulaması ve hedefli reklam açıklaması için ürün düzeyinde teknik değişiklik yapması gerekebilir. Özellikle:

  • Kanal bazlı fiyat kayıtları değiştirilemez denetim iziyle tutulmalı.
  • Yorum ile doğrulanmış satın alma ilişkilendirilmeli.
  • Farklı değerlendirme başlıkları aynı yüzeyde erişilebilir olmalı.
  • Reklam tercihleri için “Neden bu reklam?” ve tercih değiştirme arayüzü sunulmalı.
  • Çocuk hesaplarında profilleme temelli reklam engeli sistem düzeyinde çalışmalı.

İçerik üreticileri

İçerik üreticisi, markanın gönderdiği hazır metne güvenerek sorumluluğunu bütünüyle devredemez. Her paylaşımda şu dört soruyu sormalıdır:

  1. Bu içerik karşılığında herhangi bir menfaat elde ettim mi?
  2. “Reklam” veya “Tanıtım” ilk ekranda açıkça görülüyor mu?
  3. Marka veya ürünle ilişkim tüketici tarafından doğru anlaşılır mı?
  4. Kullandığım kişisel deneyim, sağlık beyanı veya karşılaştırma gerçekten doğrulanabilir mi?

10. Tüketici açısından pratik kontrol listesi

Bir reklamla karşılaştığınızda şu işaretlere bakabilirsiniz:

  • Influencer paylaşımında ilk ekranda “Reklam” veya “Tanıtım” yazıyor mu?
  • Ürün hediye edilmişse bu ilişki anlaşılır biçimde belirtilmiş mi?
  • Gerçek insan gibi görünen karakterin yapay olduğu açıklanmış mı?
  • Ünlü veya uzman görünen kişi gerçekten o ürünü kullanmış mı, yoksa görüntüsü dijital olarak mı üretilmiş?
  • “Bu reklamı neden görüyorum?” bilgisinden hedefleme ölçütlerine ulaşılabiliyor mu?
  • İndirimdeki üzeri çizili fiyat, aynı satış kanalının yakın geçmişiyle uyumlu mu?
  • “Çevre dostu” iddiası somut bir parça, oran veya üretim aşaması söylüyor mu?
  • Sertifika gerçek ve bağımsız bir kuruluşa mı ait?
  • Müşteri yorumu doğrulanmış satın alma işareti taşıyor mu?
  • Yalnızca ürün puanı mı gösteriliyor, teslimat ve satıcı puanları saklanıyor mu?

Şüpheli reklamlar Ticaret Bakanlığı’nın Reklam ve Haksız Ticari Uygulama Şikâyeti hizmeti üzerinden bildirilebilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ayrıca KVKK kapsamındaki başvuru yollarını gündeme getirebilir.

11. Düzenlemenin güçlü yanları ve açıkta kalan sorular

Yönetmeliğin en güçlü yanı, dijital reklamın biçimsel sorunlarını doğrudan tanımasıdır. Influencer reklamı, yapay zekâ karakteri, hedefleme ölçütü ve doğrulanmış yorum artık genel “yanıltmama” ilkesinin yorumuna bırakılmıyor; somut yükümlülüklerle tarif ediliyor.

İkinci güçlü yan, tüketicinin yalnızca son mesajı değil mesajın üretim koşullarını da bilmesini istemesidir. Reklamın kim tarafından finanse edildiği, neden belirli kişiye gösterildiği ve görünen kişinin gerçek olup olmadığı ekonomik kararın parçası kabul ediliyor.

Ancak uygulamada açıklığa ihtiyaç duyulacak alanlar var.

Yapay zekâ açıklamasının eşiği

“Ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde” yapay zekâ kullanımının sınırı her reklamda kolay belirlenemez. Basit görsel düzenleme ile ürünün gerçek niteliğini değiştiren sentetik üretim arasında geniş bir alan bulunuyor. Reklam Kurulu kararları ve yeni kılavuzlar bu eşiği zamanla somutlaştıracaktır.

Açıklamanın standart biçimi

Yapay zekâ içeriği için tek bir zorunlu etiket veya cümle belirlenmemiştir. Bu esneklik farklı mecralara uyum sağlar; fakat tüketicinin her platformda aynı işareti tanımasını zorlaştırabilir.

Çocuk olduğunun makul olarak bilinmesi

Yaş bilgisi bulunmayan veya aile hesabı kullanılan durumlarda platformdan ne ölçüde çıkarım yapmasının bekleneceği tartışmalı olacaktır. Çocuğu korumak için yaş tahmini yapmak da daha fazla kişisel veri işleme riski doğurabilir. Tasarımın, mümkün olduğunca veri toplamadan koruma sağlayan varsayımlara dayanması gerekir.

İndirimde 10 günlük dönem

30 günlük geçmişin 10 güne düşürülmesi satıcıların operasyonunu kolaylaştırabilir; fakat daha eski düşük fiyatların tüketiciden saklanmasına da alan açabilir. Tüketici fiyat geçmişi hizmetleri ve platformların gönüllü olarak daha uzun dönem göstermesi bu boşluğu azaltabilir.

Küçük işletmeler için uygulama yükü

Büyük platformlar hedefleme açıklaması, yorum doğrulaması ve fiyat geçmişini otomatikleştirebilir. Küçük işletmeler ve bireysel içerik üreticileri için aynı yükümlülükler daha fazla eğitim ve hazır şablon ihtiyacı doğuracaktır. Bakanlığın örnek ekranlar ve sektör bazlı açıklamalar yayımlaması uyumu güçlendirebilir.

12. Sonuç: reklamın görünmez kısmı da denetime giriyor

1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek değişikliklerin ortak noktası tek tek yasaklardan daha büyüktür. Reklam uzun süredir yalnızca slogan veya görsel değildir. Onu kimin finanse ettiği, hangi veriyle kime gösterildiği, fiyatın hangi geçmişten seçildiği, yorumun kim tarafından yazıldığı ve görüntüdeki insanın gerçekten var olup olmadığı da reklam mesajının parçasıdır.

Yeni Yönetmelik bu görünmez katmanı denetime açıyor.

İyi reklam açısından sonuç yalnızca daha fazla dipnot değildir. Tam tersine, açıklamanın sonradan eklenen hukuki bir yük gibi değil, tasarımın başından itibaren içerikle birlikte kurulması gerekir. Reklam olduğu ilk anda anlaşılan influencer paylaşımı, neden gösterildiğini açıklayan hedefli reklam, neye göre indirim yaptığını gösterebilen mağaza ve çevresel iddiasını somutlaştıran marka uzun vadede daha güvenilir bir iletişim kurar.

Kötü uygulama ise aynı kalır: Bilgiyi teknik olarak bir yere yazıp tüketicinin görmemesini ummak.

Yeni dönemin ölçüsü bu nedenle “açıklama var mı?” sorusu değil, daha zor bir sorudur:

Tüketici, ekonomik kararını vermeden önce gerçekte neye baktığını anlayabiliyor mu?

Kaynakça

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut reklam kampanyaları için hukuki görüş yerine geçmez.

Yazan

Osman S. Börütecene Anlatsal Sanatlar

Bu yazıyı faydalı bulduysan ağınla paylaşabilirsin.